?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
En son konular
» Halit Ertuğrul
tarafından sahra Çarş. Haz. 24, 2009 7:55 pm

» Ehl-i gaflet dünyasının hakikatini tasvir eder levhadır
tarafından FAKİR Paz Nis. 26, 2009 10:12 pm

» Ölüm Geliyorum Diye Davetiye Basmaz....!
tarafından FAKİR Paz Nis. 26, 2009 9:44 pm

» Anket Eklemek!!
tarafından LiSeLiM C.tesi Nis. 25, 2009 9:40 pm

» Foruma Video Eklemek
tarafından LiSeLiM C.tesi Nis. 25, 2009 8:59 pm

» MEHMET ÂKİF ERSOY
tarafından Güllere_Vurgunum Cuma Nis. 24, 2009 10:28 pm

» İmam-ı Azam Ebû Hanîfe
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 10:07 pm

» İsmail el-Buhari (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:39 am

» Hz. Ali (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:35 am

» Hz. Ömer (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:28 am


Paylaş | 
 

 Salevât-ı Şerîfe

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ela_gözlüm
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 17
Yaş : 30
Nerden : çorum
Teşekkür Et : 0
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Teşekkür Puanı : 0
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 11/01/09

MesajKonu: Salevât-ı Şerîfe   Salı Ocak 13, 2009 12:01 am

Talebelerinin sayısının on binleri bulduğu rivâyet edilen Muhammed Cezûlî bir gün bir kuyu başına abdest almak için uğradı. Kuyunun yanında su çekmek için kova ve ip yoktu. Ne yapacağını şaşırmıştı. Bir kız onun bu hâlini yüksekçe bir yerden gördü ve ona şöyle dedi:
-Sen kimsin ve niye şaşırdın?
Muhammed Cezûlî onun kova getireceği ümîdi ile kendisini tanıttı ve hâlini bildirdi. Kız bunun üzerine ona;
-İnsanlar seni hayır ve kerâmetle överler. Sen ise kuyudan su çıkarmaktan âciz kaldın ve şaşırdındedi ve gelip kuyuya seslendi. Allahü teâlânın izni ile su kuyudan taşıp dışarıya akmaya başladı.
Muhammed Cezûlî abdest aldıktan sonra kıza;
-Sen bu kerâmete hangi amelin sebebi ile nâil oldun?" dedi.
Kız da;
-Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfeyi çok getirmekle ve salevât okumaya devâm ederek kavuştum diye cevap verdi.
Muhammed Cezûlî bu duruma hayret ederek; "Acabâ hangi salevât-ı şerîfeyi okumaya devâm etsem?" diye düşünmeye başladı. O gece bu düşünceden dolayı uyuyamadı. Bu düşünce içerisinde yatakta yatarken hanımı yatağından kalktı. En güzel elbisesini giyip örtüsünü örtüp evden dışarı çıktı. Bunu görünce hanımının bu saatte nereye gittiğini merak ederek arkasından dışarı çıktı ve onun deniz kıyısına doğru gittiğini gördü. Önünde ve ardında bir arslan ona bekçilik ediyordu. Merakı daha fazla arttı. Hanımı kıyıya varınca denize girdi ve yürümeye devâm etti sonunda küçük bir adaya ulaştı. Arslanlar denizin kıyısında yattılar. Orada abdest alıp namaz kılmaya başladı. İbâdetten sonra yine su üzerinde yürüyerek kıyıya geldi. Arslanlar da kalkarak biri önde diğeri arkada yürümeye başladılar. Muhammed Cezûlî daha önce eve gelip uyuyor göründü. Hanımı eve gelip elbiselerini değiştirip yattı. "Hanım bunu her gece mi yapıyor?" diye düşünerek üç gece onu gözetledi. Hanımının her gece böyle yaptığını gördü.Üçüncü gecenin sabahında bu durumu hanımına sordu.
Hanımı ona;
-Siz bu işe şimdi mi vâkıf oldunuz? Uzun senelerdir ben böyle yapıyorum dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî;
-Acabâ bu kerâmete ne sebeple kavuştunuz? diye sorunca hanımı;
-Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfe okumayı hiç bırakmadım. Nîmete bu yüzden kavuştumdedi.
Muhammed Cezûlî;
-Devâm ettiğiniz bu salevât-ı şerîfe hangisidir? diye suâl etti.
Hanımı cevap vermedi. Isrâr edince;
-Bu gece istihâre edeyim izin olursa cevap veririm dedi.
Sabahleyin hanımı;
-Açıkça söyleyeyim haber vermeye izin yoktur. Ancak salevât-ı şerîfeleri topla onların içinde varsa "Vardır" diye haber veririm." dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî birçok kitaplarda bulunan salevât-ı şerîfeleri topladı ve bir kitap yazdı. Hanımına yazdığı bu kitabı okuduğu zaman hanımı; "İçinde birkaç yerde vardır." dedikten sonra; "Bu kitabı okumaya devâm edenin Allahü teâlânın rahmetine kavuşacağında şüphe yoktur." dedi. Muhammed Cezûlî bu eserine; Hayırlara deliller ve nûrların doğuşu mânâsına gelen Delâil-ül-Hayrât ve Meşârık-ul-Envâr ismini verdi.


Delâil-ül-Hayrât'ta toplanmış olan salevât-ı şerîfelerden bâzıları şunlardır:

"Allahümme salli alâ Muhammedin ve ezvâcihî ve zürriyyâtihî kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve ezvâcihî ve zürriyyâtihî kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd."

"Allahümme salli alâ Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd."

"Allahümme salli alâ Muhammedin-in-nebiyy-il-ümmiyyi ve alâ âli Muhammed."

"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme ve terahham alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ terahhamte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme ve tehannen alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ tehannente alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd. Allahümme ve sellim alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ sellemte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd."

"Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârekte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd."

"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âlihi ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehl-i beytihî ve eshârihî ve ensârihî ve eşyâihî ve muhibbihî ve ümmetihî ve aleynâ maahüm ecmaîne yâ erhamerrâhimîn."

"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin ve alâ ehl-i beytihî."


...alıntı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Salevât-ı Şerîfe
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR :: ~İNNED DİNE İNDALLAHİ İSLAM ~ إن الدين عند الله الإسلام~ :: Dua :: Dua-
Buraya geçin: