?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
En son konular
» Halit Ertuğrul
tarafından sahra Çarş. Haz. 24, 2009 7:55 pm

» Ehl-i gaflet dünyasının hakikatini tasvir eder levhadır
tarafından FAKİR Paz Nis. 26, 2009 10:12 pm

» Ölüm Geliyorum Diye Davetiye Basmaz....!
tarafından FAKİR Paz Nis. 26, 2009 9:44 pm

» Anket Eklemek!!
tarafından LiSeLiM C.tesi Nis. 25, 2009 9:40 pm

» Foruma Video Eklemek
tarafından LiSeLiM C.tesi Nis. 25, 2009 8:59 pm

» MEHMET ÂKİF ERSOY
tarafından Güllere_Vurgunum Cuma Nis. 24, 2009 10:28 pm

» İmam-ı Azam Ebû Hanîfe
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 10:07 pm

» İsmail el-Buhari (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:39 am

» Hz. Ali (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:35 am

» Hz. Ömer (r.a)
tarafından la edri Cuma Nis. 24, 2009 12:28 am


Paylaş | 
 

 71-NUH - 72-CİN - 73-MÜZZEMMİL - 74-MÜDDESSİR - 75-KIYAMET

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FAKİR
Administratör
Administratör
avatar

Mesaj Sayısı : 126
Teşekkür Et : 5
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Teşekkür Puanı : 13
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/01/09

MesajKonu: 71-NUH - 72-CİN - 73-MÜZZEMMİL - 74-MÜDDESSİR - 75-KIYAMET   Çarş. Ocak 07, 2009 6:32 pm

71-NUH:

1- Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye.
2- Dedi ki, "ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım".
3- Şöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin."
4- "Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." (inanırdınız).
5- Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim."
6- "Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı."
7- "Ben onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler. "
8- "Sonra ben onları açık açık çağırdım."
9- "Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli. "
10- "Gelin, dedim, Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır."
11- "Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın."
12- "Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın."
13- "Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?"
14- "Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır."
15- "Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?"
16- Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.
17- Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.
18- Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.
19- Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır.
20- Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.
21. Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; malı ve çocuğu hüsrandan başka bir şeyini artırmayan kimsenin ardına düştüler."
22. "Büyük büyük tuzaklar kurdular."
23. Dediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i."
24. Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.
25. Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.
26. Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma."
27. "Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar."
28-"Ey Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini artır."

72-CİN:

1- Deki: Hakikat bir takım cinnin Kur'ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.
2- O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.
3- Doğrusu, Rabbimizin şanı çok yüksektir. Ne bir arkadaş edinmiştir, ne de bir çocuk.
4- Meğer bizim beyinsiz (İblis), Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.
5- Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.
6- Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların şımarıklıklarını artırırlardı.
7- Doğrusu onlar sizin zannettiğiniz gibi, zannetmişlerdi ki, Allah asla kimseyi Peygamber göndermeyecek.
8- (Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."
9- "Doğrusu biz göğün bazı mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."
10- "Doğrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"
11- Doğrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çeşitli yollara ayrılmışız.
12- "Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz bırakamayacağız."
13- "Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."
14- "Ve biz, bizlerden müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır."
15- Ama yoldan çıkanlar, işte onlar cehenneme odun olmuşlardır.
16. Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.
17- Ki onları onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.
18- Mescitler kuşkusuz Allah'ındır. O halde Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın.
19- Allah'ın kulu (Hz. Peygamber) kalkmış O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.
20- De ki: "Ben ancak Rabbime dua eder ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmam"
21- De ki, "Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim."
22- De ki, "Allah'tan beni kimse kurtaramaz ve ben O'ndan başka bir sığınacak bulamam."
23- "Benim yapabileceğim, sadece Allah'tan size duyuru yapmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artık kim Allah'a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.
24- Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.
25- De ki: "Ben bilmem, o size vaad edilen şey yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar.."
26- O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz.
27- Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar.
28- Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır.

73-MÜZZEMMİL:

1- Ey örtünen! (Peygamber)
2- Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk (namaz kıl).
3- Gecenin yarısında kalk, yahut yarısından biraz eksilt.
4- Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
5- Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).
6- Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha sağlamdır.
7- Çünkü gündüz senin için uzun bir meşguliyet vardır.
8- Rabbinin adını an ve bütün gönlünle ona yönel.
9- O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O'nu vekil tut.
10- Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
11- O yalanlayıcı zevk ve refah sahiplerini bana bırak, onlara biraz mühlet ver.
12- Zira bizim yanımızda bukağılar var, bir cehennem var.
13- Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
14. O gün yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecek.
15. Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
16. Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.
17. Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak o günden (kıyamet gününden) kendinizi nasıl kurtaracaksınız?
18. O günün dehşetinden gök yarılır. Allah'ın sözü kesinlikle gerçekleşmiştir.
19. İşte bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

74-MÜDDESSİR:

1- Ey örtüsüne bürünen (Peygamber)!
2- Kalk artık uyar.
3- Sadece Rabbini yücelt.
4- Elbiseni temizle.
5- Pislikten sakın.
6- Yaptığını çok görerek başa kakma.
7- Rabbin için sabret.
8- O sûra üflendiği zaman,
9- İşte o gün pek zorlu bir gündür.
10- Kâfirler için hiç kolay değildir.
11- Tek olarak yarattığım o kimseyi bana bırak.
12- Hem ona bol servet verdim.
13- Hem göz önünde oğullar verdim.
14- Hem ona büyük imkânlar sağladım.
15- Sonra da şiddetle arzu eder ki daha da artırayım.
16- Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
17- Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
18- Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti.
19- Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti.
20- Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti.
21- Sonra baktı.
22- Sonra kaşını çattı, surat astı.
23- Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.
24- "Bu, dedi, başka değil öğretilegelen bir sihirdir."
25- "Bu, sadece bir insan sözüdür."
26- Ben onu Sekar'a (cehenneme) sokacağım.
27- Bilir misin sen, nedir o sekar?
28- Ne geriye bir şey kor, ne bırakır.
29- Durmadan derileri kavurur.
30- Üzerinde ondokuz (melek) vardır.
31- Biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık. Bunların sayılarını da ancak kâfirler için bir imtihan kıldık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, iman edenlerin de imanı artsın. Kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık bulunanlarla kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istedi?" desinler. İşte böyle, Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak Rabbin bilir. Bu, insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.
32- Hayır, andolsun aya,
33- Döndüğü an o geceye,
34- Ve açtığı sıra o sabaha.
35- Kuşkusuz o Sekar, büyük belalardan biridir.
36- Uyarmak için insanları..
37- İçinizden ileri gitmek veya geri kalmak isteyen kimseleri..
38- Her nefis kendi kazancına bağlıdır.
39- Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç.
40- Onlar cennettedirler, sorup dururlar.
41- Suçluların durumunu.
42- "Nedir sizi Sekar'a sokan?" diye.
43- Suçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik."
44- "Yoksula da yedirmezdik."
45- "Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik."
46- "Ceza gününü yalanlardık."
47- "Nihayet bize ölüm gelip çattı."
48- Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.
49- Şimdi o Kur'ân'dan yüz çevirirlerken ne mazeretleri var?
50- Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri.
51- Arslandan kaçmaktalar.
52- Hayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor.
53- Yok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar.
54- Hayır, hayır, O kur'ân kuşkusuz bir öğüttür.
55. Dileyen onu düşünür.
56-Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O'dur, bağışlayacak da.

75-KIYAMET:

1- Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe.
2- Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.
3- İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?
4- Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.
5- Fakat insan günahı devam ettirmek ister.
6- O kıyamet günü ne zaman? diye sorar.
7- Ne zaman ki o göz şimşek çakar,
8- Ay tutulur,
9- Güneş ve ay toplanır,
10- İşte o gün insan, "kaçacak yer neresi?" der.
11- Hayır, hayır, yok bir siper.
12- O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.
13- O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.
14- Doğrusu insan kendi nefsini görür,
15- Bir takım özürler ortaya atsa da.
16- Onu hemen okumak için dilini depretme.
17- Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.
18- O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.
19- Sonra onu açıklamak da bize aittir.
20- Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da
21- Ahireti bırakıyorsunuz.
22- Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.
23- Rabbine bakar.
24- Yüzler de var ki o gün asıktır.
25- Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.
26- Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,
27- "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.
28- Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.
29- Bacak bacağa dolaşır..
30- İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.
31. Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.
32. Fakat yalanladı ve döndü.
33. Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.
34. Gerektir o bela sana, gerek.
35. Evet, gerektir o bela sana gerek.
36. İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?
37. O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?
38. Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.
39. Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti.
40-Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://musallin.yetkinforum.com
 
71-NUH - 72-CİN - 73-MÜZZEMMİL - 74-MÜDDESSİR - 75-KIYAMET
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR :: ~İNNED DİNE İNDALLAHİ İSLAM ~ إن الدين عند الله الإسلام~ :: Kur'anı Kerim :: Meal-
Buraya geçin: